{"id":69074,"date":"2023-10-26T22:10:12","date_gmt":"2023-10-26T21:10:12","guid":{"rendered":"http:\/\/jushr.org\/?p=996"},"modified":"2023-10-26T22:10:12","modified_gmt":"2023-10-26T21:10:12","slug":"yuksel-yalcinkaya-v-turkiye-karari-uzerine-prof-dr-izzet-ozgenc-hocanin-soylemedikleri-veya-soyleyemedikleri","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/jushr.org\/nl\/yuksel-yalcinkaya-v-turkiye-karari-uzerine-prof-dr-izzet-ozgenc-hocanin-soylemedikleri-veya-soyleyemedikleri\/","title":{"rendered":"Y\u00fcksel Yal\u00e7\u0131nkaya v. T\u00fcrkiye Karar\u0131 \u00dczerine Prof. Dr. \u0130zzet \u00d6zgen\u00e7 Hocan\u0131n S\u00f6ylemedikleri veya S\u00f6yleyemedikleri"},"content":{"rendered":"<ol class=\"wp-block-list\">\n<li>Prof. Dr. \u0130zzet \u00d6zgen\u00e7, 21.10.2023 tarihinde, kendi sitesinde yay\u0131nlad\u0131\u011f\u0131 makalesinde, A\u0130HM\u2019in Y\u00fcksel Yal\u00e7\u0131nkaya v. T\u00fcrkiye karar\u0131 ile ilgili \u00f6nemli de\u011ferlendirmelerde bulunmu\u015ftur. Bu makaledeki de\u011ferlendirmeleri, yazar\u0131n y\u00fcr\u00fcrl\u00fckte olan TCK\u2019nin haz\u0131rlanmas\u0131ndaki ve yorumlanmas\u0131ndaki rol\u00fc ve mevcut AKP h\u00fck\u00fcmetine siyasi g\u00f6r\u00fc\u015f olarak yak\u0131nl\u0131\u011f\u0131n\u0131n bilinirlili\u011fini saklamamas\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan \u00f6nemlidir. Yazar, fikirsel yak\u0131nl\u0131\u011f\u0131na ra\u011fmen, T\u00fcrkiye\u2019nin yak\u0131n tarihine damga vuran, AKP h\u00fck\u00fcmetlerinin hukuka ayk\u0131r\u0131 eylemlerini ele\u015ftirebilme cesareti g\u00f6sterebilen az say\u0131daki akademisyenden birisidir.<\/li>\n\n\n\n<li>Makale, A\u0130HM karar\u0131n\u0131n do\u011fru anla\u015f\u0131lmas\u0131 ve yorumlanmas\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan \u00f6nemli tespitlerde bulunmaktad\u0131r. Yazar\u0131n, \u00f6zellikle, bu karar\u0131n T\u00fcrk hukuku a\u00e7\u0131s\u0131ndan ba\u011flay\u0131c\u0131 oldu\u011funu vurgulamas\u0131, ba\u015fvurunun \u00fclkedeki sistematik ve yap\u0131sal bir problemden kaynakland\u0131\u011f\u0131n\u0131 hat\u0131rlatmas\u0131, bu karar\u0131n sadece ba\u015fvuru sahibi a\u00e7\u0131s\u0131ndan de\u011fil, ayn\u0131 durumda olan binlerce ki\u015fi a\u00e7\u0131s\u0131ndan uygulanmas\u0131 gerekti\u011fini belirtmesi \u00f6nemlidir.<\/li>\n\n\n\n<li>Bununla beraber, yazar\u0131n makalesinde, \u00e7ok k\u0131sa ve \u00f6z de\u011ferlendirmelerde bulunmas\u0131, baz\u0131 s\u00f6ylenmesi gereken hususlar\u0131 atlamas\u0131 ve yeterince a\u00e7\u0131klamamas\u0131, Y\u00fcksel Yal\u00e7\u0131nkaya karar\u0131n\u0131n mevcut yarg\u0131lamalar a\u00e7\u0131s\u0131ndan \u00f6neminin tekrar vurgulanmas\u0131 gere\u011fini ortaya \u00e7\u0131karm\u0131\u015ft\u0131r.<\/li>\n\n\n\n<li>Her\u015feyden \u00f6nce, Y\u00fcksel Yal\u00e7\u0131nkaya karar\u0131nda FET\u00d6\/PDY tabiri \u00e7ok s\u0131k kullan\u0131lmas\u0131na ra\u011fmen, yazar\u0131n, 2.5 sayfal\u0131k yaz\u0131s\u0131nda bu tabiri kullanmaktan ka\u00e7\u0131narak bu tan\u0131mlama ile aras\u0131na mesafe koymas\u0131 yerinde olmu\u015ftur. Yazar, makalesinde, bu tabir yerine, A\u0130HM karar\u0131nda da kullan\u0131lan, \u201ccemaat\u201d, \u201c\u00f6rg\u00fctsel yap\u0131\u201d veya \u201cter\u00f6r \u00f6rg\u00fct\u00fc\u201d gibi di\u011fer tabirleri tercih etmi\u015ftir. Zira, Y\u00fcksel Yal\u00e7\u0131nkaya karar\u0131nda, ba\u015fvurunun konusu, 15 Temmuz 2016 darbe giri\u015fiminin bir FET\u00d6 darbesi olup olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131n irdelenmesi de\u011fildir.<\/li>\n\n\n\n<li>Hat\u0131rlanaca\u011f\u0131 \u00fczere, bizzat mevcut AKP rejimi, 15 Temmuz 2016 darbe giri\u015fiminin arkas\u0131ndaki g\u00fcc\u00fcn ayr\u0131nt\u0131l\u0131 olarak ara\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131na m\u00fcsaade etmemi\u015ftir. Ayr\u0131ca, 15 Temmuz 2016 ak\u015fam\u0131 ve \u00f6ncesi ne oldu\u011funu a\u00e7\u0131klayan, darbe giri\u015fimine bizzat kat\u0131lan askerlerin olay\u0131 a\u00e7\u0131klayan ifadeleri kamu oyu ile hala bilin\u00e7li bir \u015fekilde payla\u015f\u0131lmamaktad\u0131r. Daha da, \u00f6nemlisi, darbenin \u201ccemaat\u201d ba\u011flant\u0131s\u0131n\u0131 sa\u011flad\u0131 iddia edilen bir numaral\u0131 san\u0131\u011f\u0131 ve tan\u0131\u011f\u0131 olan Adil \u00d6ks\u00fcz isimli ki\u015fi, adli makamlar\u0131n elinden al\u0131narak g\u00fcvenli bir \u015fekilde yurt d\u0131\u015f\u0131na \u00e7\u0131kar\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Darbe giri\u015fiminden M\u0130T\u2019in haberinin olmamas\u0131, h\u00fck\u00fcmete darbe yapan askerin ba\u015f\u0131ndaki ki\u015finin uzun s\u00fcre mevcut siyasi iktidarla uzun s\u00fcre \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131 gibi geli\u015fmeler hayat\u0131n ola\u011fan ak\u0131\u015f\u0131 ile izah edilemeyecek hususlard\u0131r. Bu, nedenle, bu darbe giri\u015fimini bir FET\u00d6\/PDY darbesi olarak nitelemek \u00e7ok kolayc\u0131 bir yakla\u015f\u0131m olacakt\u0131r. Hi\u00e7 \u015f\u00fcphesiz, 15 Temmuz 2016 ak\u015fam\u0131 ile bu tarih \u00f6ncesi ve sonras\u0131 ger\u00e7ekle\u015fen olaylar ileride ba\u011f\u0131ms\u0131z kurum ve ki\u015filerce ara\u015ft\u0131r\u0131lacakt\u0131r. Zira bu olay ayd\u0131nlat\u0131lmadan, \u00fclkede yeniden toplumsal bar\u0131\u015f\u0131n sa\u011flanmas\u0131 zor g\u00f6z\u00fckmektedir.<\/li>\n\n\n\n<li>Prof. Dr \u0130zzet \u00d6zgen\u00e7, makalesinde, \u201cBelirtmek gerekir ki bir \u00f6rg\u00fctsel yap\u0131n\u0131n ter\u00f6r \u00f6rg\u00fct\u00fc mahiyetinde oldu\u011funa ancak bir ceza yarg\u0131lamas\u0131 faaliyeti sonucunda mahkemenin h\u00fckmedebilmesi ki\u015finin i\u015fledi\u011fi su\u00e7lar dolay\u0131s\u0131yla ayn\u0131 zamanda ki\u015finin i\u015fledi\u011fi su\u00e7lar dolay\u0131s\u0131yla ayn\u0131 zamanda ter\u00f6r \u00f6rg\u00fct\u00fc \u00fcyesi olarak sorumlu tutulabilmesi i\u00e7in mensup oldu\u011fu \u00f6rg\u00fctsel yap\u0131n\u0131n bu su\u00e7lar\u0131 i\u015fledi\u011fi tarih itibariyle mahkeme taraf\u0131ndan ter\u00f6r \u00f6rg\u00fct\u00fc oldu\u011funa karar verilmi\u015f olmas\u0131n\u0131 gerektirmemektedir\u201d ifadesine yer vermektedir.<\/li>\n\n\n\n<li>Asl\u0131nda bu c\u00fcmle, sadece o \u00f6rg\u00fctsel yap\u0131n\u0131n i\u015fledi\u011fi ilk su\u00e7u i\u015fleyen \u00f6rg\u00fct mensuplar\u0131 i\u00e7in do\u011frudur. Di\u011fer bir ifade ile, 15 Temmuz darbe giri\u015fimini ger\u00e7ekle\u015ftiren \u00f6rg\u00fct \u00fcyeleri, bir \u00f6rg\u00fct faaliyeti \u00e7er\u00e7evesinde ger\u00e7ekle\u015ftirdikleri bu fiilden dolay\u0131 ter\u00f6r \u00f6rg\u00fct\u00fc y\u00f6neticisi, \u00fcyesi veya ba\u015fka bir s\u0131fatla mahkum edilebilirler. Ancak, 15 Temmuz darbe giri\u015fimi ile ilgisi olmayan di\u011fer ki\u015filer i\u00e7in \u00f6rg\u00fct \u00fcyesi su\u00e7lamas\u0131 yap\u0131lmas\u0131 i\u00e7in bir yap\u0131y\u0131 ter\u00f6r \u00f6rg\u00fct\u00fc olarak niteleyen, daha \u00f6nceden verilmi\u015f ve kesinle\u015fmi\u015f bir yarg\u0131 karar\u0131na ihtiya\u00e7 vard\u0131r. Zira ceza hukuku a\u00e7\u0131s\u0131ndan ortada bir \u00f6rg\u00fct var olmadan \u00f6rg\u00fct \u00fcyesi olunmaz ve \u00f6rg\u00fct \u00fcyesi yada y\u00f6neticisi olma kast\u0131 ile hareket edilemez. Halbuki, 15 Temmuz 2016 sonras\u0131 yap\u0131lan yarg\u0131lamalar\u0131n %99\u2019unda, san\u0131klar, su\u00e7 veya su\u00e7 delili olarak g\u00f6r\u00fclen fakat asl\u0131nda legal olan faaliyetlerini ger\u00e7ekle\u015ftirdikleri tarihte olmayan bir ter\u00f6r \u00f6rg\u00fct\u00fcne \u00fcye olmaktan yada olmayan bir ter\u00f6r \u00f6rg\u00fct\u00fcn y\u00f6netmekten yada b\u00f6yle bir \u00f6rg\u00fcte yard\u0131m etmekten su\u00e7lanm\u0131\u015ft\u0131r. Daha anla\u015f\u0131l\u0131r bir ifade ile, 15 Temmuz sonras\u0131 yarg\u0131lamalar\u0131 ile, y\u00fcz binlerce ki\u015fi, hen\u00fcz hayatta olmayan ve daha sonra daha do\u011facak olan bir ki\u015fiyi \u00f6ld\u00fcrmekten su\u00e7lanm\u0131\u015f ve mahkum edilmi\u015ftirler.<\/li>\n\n\n\n<li>Yazar\u0131n makalesindeki, \u201cA\u0130HM \u2026\u2026ByLock ileti\u015fim program\u0131n\u0131n kullan\u0131m\u0131na ili\u015fkin \u00f6zelliklerin delil olarak kullan\u0131labilece\u011fi hususuna itirazda bulunmamaktad\u0131r\u201d c\u00fcmlesi do\u011fru de\u011fildir. Tam tersine, A\u0130HM, uzun de\u011ferlendirmeler sonucu ByLock delilinin netice itibari ile mahkemelere sunulan istihbari nitelikte bir delil oldu\u011funu, bu hali ile CMK da digital delillerin elde edilmesi s\u0131ras\u0131nda uyulmas\u0131 gereken ve bir delili g\u00fcvenilir yapan unsurlara sahip olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, sonradan adli yarg\u0131lamalar s\u0131ras\u0131nda yap\u0131lan i\u015flemlerle istihbari nitelikteki bir delile adli delil niteli\u011fi kazand\u0131r\u0131lamayaca\u011f\u0131n\u0131 ve g\u00fcvenilir olmayan ByLock delilinin niteli\u011finin ve i\u00e7eri\u011finin adli yarg\u0131lamalar s\u0131ras\u0131nda silahlar\u0131n e\u015fitli\u011fi ilkesi \u00e7er\u00e7evesinde tart\u0131\u015f\u0131lmas\u0131 gerekti\u011fini, bu tart\u0131\u015fma yap\u0131lmadan g\u00fcvenilir olmayan bir delilin kullan\u0131lmas\u0131n\u0131n\u0131 adil yarg\u0131lanma hakk\u0131n\u0131n ihlali say\u0131laca\u011f\u0131 sonucuna ula\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. Di\u011fer bir ifade ile A\u0130HM, dolayl\u0131 olarak, 15 Temmuz yarg\u0131lamalar\u0131 \u00f6ncesi T\u00fcrk hukukunda da kabul edilen bir kural\u0131 tekrar etmi\u015ftir, \u201cistihbarat bilgileri ceza yarg\u0131lamas\u0131nda do\u011frudan delil olarak kullan\u0131lamaz.\u201d \u00c7\u00fcnk\u00fc istihbarat bilgileri analiz edilmemi\u015ftir ve elde edilmesi s\u0131ras\u0131nda delilin g\u00fcvenilirli\u011fin sa\u011flayan ceza muhakemesi hukukunun sa\u011flad\u0131\u011f\u0131 g\u00fcvenceleri ta\u015f\u0131madan elde edili\u011fi i\u00e7in de man\u00fcplasyona a\u00e7\u0131k bilgilerdir. Tam bu sebeplerle, A\u0130HM, ByLock delilinin mahkumiyet i\u00e7in aleyhe kullan\u0131lmas\u0131n\u0131 hatta tek ba\u015f\u0131na su\u00e7un unsurlar\u0131 yerine kullan\u0131lmas\u0131n\u0131 adil yarg\u0131lanma hakk\u0131n\u0131n ihlaline gerek\u00e7e yapm\u0131\u015ft\u0131r. Sonu\u00e7 olarak, yazar\u0131n s\u00f6yleyemedi\u011fi husus, \u00fclkede, Bylock kullan\u0131m\u0131 ile ilgili y\u00fcr\u00fct\u00fclen t\u00fcm yarg\u0131lamalar \u201cAdil Yarg\u0131lanma Hakk\u0131n\u0131n\u201d ihlalidir.<\/li>\n\n\n\n<li>Asl\u0131nda, bu kararla birlikte, son 7 y\u0131ld\u0131r \u00fclkede ger\u00e7ekle\u015ftirilen FET\u00d6\/PDY kaynakl\u0131 hukukuki g\u00f6r\u00fcn\u00fcml\u00fc yarg\u0131lama s\u00fcrecinin temeli olan ByLock kaynakl\u0131 verilerin g\u00fcvenilir olmad\u0131\u011f\u0131, bu verilerin asl\u0131nda bir istihbarat raporundan \u00f6teye ge\u00e7medi\u011fi, bu verilerin mahkeme ortam\u0131nda ba\u011f\u0131ms\u0131z uzman g\u00f6r\u00fc\u015fleri ile desteklenmeden yarg\u0131lamalara esas al\u0131namayaca\u011f\u0131, ve ba\u015flang\u0131\u00e7ta bir istihbarat kurumunca elde edilen \u201cidari\u201d niteli\u011fe sahip bir delilile daha sonra \u201cyarg\u0131sal\u201d (adli) delil niteli\u011fi kazand\u0131r\u0131lamayaca\u011f\u0131 ve son olarakta \u00f6zellikle g\u00fcn\u00fcm\u00fcz Avrupas\u0131nda, binlerce ki\u015finin bir istihbarat raporu ile mahkum edilemeyece\u011fi, edilirse de, bunun ne t\u00fcr hak ihlallerine sebebiyet verebilece\u011fi bir defa ortaya konmu\u015ftur.<\/li>\n\n\n\n<li>Yazar\u0131n makalede kulland\u0131\u011f\u0131 \u201cA\u0130HM ByLock delilinin \u201c\u00f6rg\u00fctsel bir ileti\u015fim\u201d arac\u0131 olarak kullan\u0131ld\u0131\u011f\u0131 y\u00f6n\u00fcndeki kabule itiraz etmemektedir\u201d c\u00fcmlesinden, ByLock, \u201c\u00f6rg\u00fctsel bir ileti\u015fim arac\u0131 olarak kullan\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r sonucu \u00e7\u0131kmaktad\u0131r. A\u0130HM tam olarak bunu s\u00f6yl\u00fcyor de\u011fildir. Tam tersine, A\u0130HM ByLock kullanan herkesin ter\u00f6r \u00f6rg\u00fct\u00fc \u00fcyesi say\u0131lamayaca\u011f\u0131n\u0131, masum s\u0131radan insanlar\u0131n da herhangi bir \u00f6rg\u00fctsel kayg\u0131s\u0131 olmadan da belli tarihlerde bu program\u0131 kullanm\u0131\u015f olabilece\u011fini s\u00f6ylemektedir. Bu nedenle, ulusal makamlara bu program\u0131 kim hangi maksatla kullanm\u0131\u015f ve bunu ara\u015ft\u0131r\u0131n ve ula\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131z i\u00e7erikleri cebir ve \u015fiddet unsuru ile ili\u015fkilendirerek ter\u00f6r \u00f6rg\u00fct\u00fc \u00fcyeli\u011fi ile ili\u015fikin su\u00e7un unsurlar\u0131n\u0131 nas\u0131l olu\u015fturdu\u011funu karar\u0131n\u0131zda g\u00f6sterin demektedir.<\/li>\n\n\n\n<li>Yazar, \u201cCemaat\u201d olarak bilinen \u00f6rg\u00fctsel yap\u0131 mensuplar\u0131n\u0131n \u201c\u2026ilke olarak TCK m.30 da d\u00fczenlenen \u201chata\u201d h\u00fckm\u00fcnden yararlanaca\u011f\u0131n\u0131 belirtmekle, beraber, mevcut yarg\u0131lamalarda yarg\u0131lanalar\u0131n hemen hemen tamam\u0131nda, toplumun bir kesiminin bu maddenin uygulanmamas\u0131 sebebiyle, haks\u0131z yere yarg\u0131land\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve mahkumiyet ald\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve bunun asl\u0131nda \u201calarm verici\u201d bir durum oldu\u011funu yeterince vurgulamam\u0131\u015ft\u0131r. Zira, s\u00f6z\u00fc edilen \u00f6rg\u00fctsel yap\u0131yla ili\u015fkide olan ki\u015filerin \u00f6zellikle sivil halk kesimlerinin 15 Temmuz 2016 tarihine kadar bu yap\u0131y\u0131 silahl\u0131 \u00f6rg\u00fct hale getiren ama\u00e7 ve y\u00f6ntemlerin fark\u0131nda oldu\u011funu ve bu bilin\u00e7le bu yap\u0131n\u0131n i\u00e7inde bulunduklar\u0131n\u0131 s\u00f6ylemek hi\u00e7 bir \u015fekilde m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir.<\/li>\n\n\n\n<li>Yazar makalesinde, A\u0130HM\u2019in \u201ccemaat\u201d denen yap\u0131n\u0131n geleneksel y\u00f6ntemler d\u0131\u015f\u0131nda gizli y\u00f6ntemler kullanarak amac\u0131n\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftirmeye \u00e7al\u0131\u015fan atipik bir yap\u0131 oldu\u011funu kabul ettti\u011fini belirtmekle birlikte, kullan\u0131lan y\u00f6ntemler ne kadar atipikte olsa, T\u00fcrk hukuku a\u00e7\u0131s\u0131ndan cebir ve \u015fiddet i\u00e7ermeyen atipik faaliyetlerin ter\u00f6r \u00f6rg\u00fct\u00fc faaliyeti olarak g\u00f6r\u00fclemeyece\u011fini vurgulamamaktad\u0131r.<\/li>\n\n\n\n<li>Yazar, makalesinde, A\u0130HM karar\u0131 \u00e7er\u00e7evesinde, ki\u015filer hakk\u0131nda mahkumiyet h\u00fckm\u00fc kurulurken isnat edilen su\u00e7un ispat\u0131 i\u00e7in delil olarak kullan\u0131lan, bir bankada hesab\u0131n olmas\u0131, bir derne\u011fe veya sendikaya \u00fcye olunmas\u0131 gibi hukuka uygun olarak kurulmu\u015f ve devletin g\u00f6zetim ve denetimi alt\u0131nda olan kurum ve kurulu\u015flarla legal faaliyet i\u00e7inde olunmas\u0131n\u0131n somut bir su\u00e7un varl\u0131\u011f\u0131 ile ili\u015fiki kurulmadan ter\u00f6r \u00f6rg\u00fct\u00fc \u00fcyesi olarak kabul edilemeyece\u011fini a\u00e7\u0131k\u00e7a vurgulam\u0131\u015ft\u0131r. Bununla beraber, makalesinde, yazar, bir ceza hukuku profes\u00f6r\u00fc olarak, T\u00fcrk Ceza Kanunu ve Ter\u00f6rle M\u00fccadele kanunu kullan\u0131larak, \u00fclkede, bir \u201cyarg\u0131sal k\u0131y\u0131m\u201d ya\u015fand\u0131\u011f\u0131na, say\u0131lar\u0131 y\u00fcz binleri bulan ki\u015filerin neredeyse %99\u2019nun, 7 y\u0131ld\u0131r, asl\u0131nda legal olan ve bir anayasal hakk\u0131n kullan\u0131lmas\u0131 niteli\u011findeki fiillerinden dolay\u0131 yarg\u0131land\u0131\u011f\u0131, mahkum edildi\u011fi, ceza evlerinde \u00f6l\u00fcme terk edildi\u011fi, ailelerinin par\u00e7aland\u0131\u011f\u0131, \u00fclkelerini terke zorland\u0131\u011f\u0131 ger\u00e7e\u011fine sessiz kalmaktad\u0131r. Ceza hukuk\u00e7ular\u0131n\u0131n g\u00f6revi sadece kanun haz\u0131rlamak ve kanunlar\u0131 do\u011fru yorumlamak de\u011fildir. Kanunlar\u0131n \u00f6zellikle ceza kanunlar\u0131n\u0131n sistematik olarak yanl\u0131\u015f bir \u015fekilde uyguland\u0131\u011f\u0131 ve \u00f6zellikle de toplumun bir kesiminin siyasi sebeplerle yok edilmek i\u00e7in bir ara\u00e7 olarak kullan\u0131ld\u0131\u011f\u0131 d\u00f6nemlerde, ceza hukuk\u00e7ular\u0131, kanunlar\u0131n yanl\u0131\u015f uygulanmas\u0131n\u0131n sosyolojik ve psikolojik sonu\u00e7lar\u0131na, her f\u0131rsatta, i\u015faret etmek zorundad\u0131r.<\/li>\n\n\n\n<li>Yazar taraf\u0131ndan makalede vurgulanm\u0131\u015f olmasa da, asl\u0131nda Y\u00fcksel Yal\u00e7\u0131nkaya karar\u0131ndan ba\u015fka genel \u00e7\u0131kar\u0131mlara ula\u015fmak m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr Her\u015feyden \u00f6nce, A\u0130HM karar\u0131nda a\u00e7\u0131k\u00e7a belirtildi\u011fi ve yazar\u0131n da makalesinde vurgulad\u0131\u011f\u0131 gibi, bu karar\u0131n etkisi dava konusu ile s\u0131n\u0131rl\u0131 de\u011fildir. Di\u011fer bir ifade ile, \u201cher A\u0130HM karar\u0131 kendi dava konusunu do\u011furan \u015fartlar i\u00e7inde sonu\u00e7 do\u011furur\u201d arg\u00fcman\u0131 Y\u00fcksel Yal\u00e7\u0131nkaya karar\u0131 i\u00e7in s\u00f6ylenemez. Ba\u015fka bir deyi\u015fle, Y\u00fcksel Yal\u00e7\u0131nkaya karar\u0131 bir \u201cOsman Kavala\u201d veya \u201cSelahattin Demirta\u015f\u201d karar\u0131 de\u011fildir.<\/li>\n\n\n\n<li>AY m.90\/5 h\u00fckm\u00fc gere\u011fi, yerel yarg\u0131 mercilerinin, uluslararas\u0131 hukukun bir par\u00e7as\u0131 olan A\u0130HS h\u00fck\u00fcmlerini ve A\u0130HM kararlar\u0131n\u0131, dolay\u0131s\u0131yla Y\u00fcksel Yal\u00e7\u0131nkaya v. T\u00fcrkiye karar\u0131n\u0131, i\u00e7 hukukta do\u011frudan uygulamas\u0131 gerekti\u011fi konusunda \u015f\u00fcphe yoktur. Bilindi\u011fi \u00fczere, uluslararas\u0131 hukukun uygulama bi\u00e7imlerinden biri olan uluslararas\u0131 antla\u015fmalar\u0131n ulusal hukuktaki yerinin yorumlanmas\u0131na yard\u0131mc\u0131 olmak amac\u0131yla iki g\u00f6r\u00fc\u015f ortaya at\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Bu g\u00f6r\u00fc\u015flerden olan \u201cd\u00fcalist\u201d g\u00f6r\u00fc\u015f, ulusal ve uluslararas\u0131 hukuk sistemlerinin birbirinden ayr\u0131 iki farkl\u0131 hukuk d\u00fczenleri oldu\u011funu savunurken; \u201cmonist\u201d g\u00f6r\u00fc\u015f ise iki hukuk sisteminin asl\u0131nda tek bir hukuk d\u00fczeninin bir par\u00e7as\u0131 oldu\u011fu esas\u0131n\u0131 benimsemektedir. Bu iki kuram incelendi\u011finde, hukukumuzda, \u00f6zellikle temel hak ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fckleri d\u00fczenleyen A\u0130HS gibi s\u00f6zle\u015fmeler a\u00e7\u0131s\u0131ndan monist kuram\u0131n tercih edildi\u011fi g\u00f6r\u00fclmektedir. Zira, \u201cusul\u00fcne g\u00f6re y\u00fcr\u00fcrl\u00fc\u011fe konulmu\u015f temel hak ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fck alan\u0131n\u0131 d\u00fczenleyen bir uluslararas\u0131 hukuk normu ile uluslararas\u0131 hukuk sisteminin \u00e7at\u0131\u015fmas\u0131&#8221; halini d\u00fczenleyen bir Anayasa h\u00fckm\u00fc kar\u015f\u0131s\u0131nda T\u00fcrk hukuk sisteminin dualist g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc benimsedi\u011fi s\u00f6ylenemez. Anayasan\u0131n m.90\/5 h\u00fckm\u00fc ile, devlet, isteyerek, egemenlik hakk\u0131ndan uluslararas\u0131 hukuk lehine vazge\u00e7mi\u015ftir. Bu h\u00fck\u00fcm ile, temel hak ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fcklere ili\u015fkin antla\u015fmalar bak\u0131m\u0131ndan, normlar hiyerar\u015fisinde, uluslararas\u0131 hukuku kanunlar\u0131n \u00fcst\u00fcne koymu\u015f ve anayasa mahkemesinin yarg\u0131s\u0131n\u0131n d\u0131\u015f\u0131na \u00e7\u0131kartm\u0131\u015ft\u0131r.<\/li>\n\n\n\n<li>Monist g\u00f6r\u00fc\u015f \u00e7er\u00e7evesinde, temel hak ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fckler alan\u0131nda, uluslararas\u0131 hukuka ayk\u0131r\u0131 olan i\u00e7 hukuk kurallar\u0131 tamamen ge\u00e7ersizdir.<br>Uluslararas\u0131 hukuka ayk\u0131r\u0131 i\u00e7 hukuk kural\u0131 olamaz. Uluslararas\u0131 hukuk kural\u0131 ulusal hukukta do\u011frudan etkili olur bunun i\u00e7in ayr\u0131ca bir i\u015fleme (transformasyona) gerek yoktur. \u00c7\u00fcnk\u00fc her iki hukuk d\u00fczeni bir b\u00fct\u00fcnl\u00fck te\u015fkil etmektedir. Kald\u0131 ki, Y\u00fcksel Yal\u00e7\u0131nkaya karar\u0131nda, A\u0130HM, ulusal hukuka ayk\u0131r\u0131 yeni bir uluslararas\u0131 bir kural ortaya koymam\u0131\u015ft\u0131r. A\u0130HM, bu kararda, ulusal hukukta da ge\u00e7erli olan, hatta ola\u011fan\u00fcst\u00fc d\u00f6nemlerde de ask\u0131ya al\u0131nmas\u0131 yasaklanm\u0131\u015f temel bir g\u00fcvencelerin g\u00f6rmezden gelindi\u011fini ortaya koymu\u015ftur.<\/li>\n\n\n\n<li>Bu karar sadece ba\u015fvurucu ile ayn\u0131 durumda olanlar i\u00e7in de\u011fil, soru\u015fturmas\u0131 veya yarg\u0131lamas\u0131 devam eden dosyalar\u0131n yan\u0131nda yarg\u0131lamas\u0131 bitmi\u015f kesinle\u015fmi\u015f dosyalar i\u00e7in de ge\u00e7erlidir. Bu karar\u0131n kendisi i\u00e7in anlam ifade etmedi\u011fi, kapsam alan\u0131 d\u0131\u015f\u0131nda b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131 tek gurup, 15 Temmuz darbe giri\u015fimi fiilini ger\u00e7ekle\u015ftiren ki\u015filerdir. Di\u011fer bir ifade ile, bu karardan, 15 Temmuz 2016 \u00f6ncesi, \u00f6z\u00fcnde su\u00e7 olu\u015fturmayan, hatta bir hakk\u0131n kullan\u0131lmas\u0131 niteli\u011fi ta\u015f\u0131yan;\n<ul class=\"wp-block-list\">\n<li>ByLock kullan\u0131m\u0131,<\/li>\n\n\n\n<li>Bank Asya\u2019 da hesap a\u00e7ma, para yat\u0131rma, para \u00e7ekme,<\/li>\n\n\n\n<li>Sendika kurma veya \u00fcye olma,<\/li>\n\n\n\n<li>Dernek kurma ve \u00fcye olma,<\/li>\n\n\n\n<li>\u00d6\u011frenci evinde kalma,<\/li>\n\n\n\n<li>Sohbetlere kat\u0131lma,<\/li>\n\n\n\n<li>Gazete, dergi okuma, abone olma,<\/li>\n\n\n\n<li>Dershanede veya bir okulda e\u011fitim g\u00f6rme,<\/li>\n\n\n\n<li>\u201cHizmet hareketi\u201d veya \u201cG\u00fclen cemaati\u201d mensubu oldu\u011fu iddia edilen ki\u015filere avukat, doktor, \u00f6\u011fretmen veya ba\u015fka bir mesle\u011fin icras\u0131<br>\u00e7er\u00e7evesinde hizmet sunma ve<\/li>\n\n\n\n<li>Tan\u0131k\/gizli tan\u0131k beyanlar\u0131 kaynakl\u0131 \u201cHizmet hareketinin\u201d veya \u201cG\u00fclen cemaatinin\u201d legal faaliyetlerine kat\u0131lma gibi <br>bar\u0131\u015f\u00e7\u0131l eylemlerden dolay\u0131 soru\u015fturma ge\u00e7irmekte olan, yarg\u0131lanan ve hatta mahkum olan herkes faydalanacakt\u0131r.<\/li>\n<\/ul>\n<\/li>\n\n\n\n<li>Bu durumda, sendika veya dernek \u00fcyelikleri, Bank Asya da hesap a\u00e7ma, legal olarak faaliyet g\u00f6steren \u00f6zel \u00fcniversiteye haz\u0131rl\u0131k dersanelerinde veya \u00f6zel okullarda \u00e7ocuklar\u0131n e\u011fitimini sa\u011flama, baz\u0131 gazete ve dergilere abone olma gibi \u00f6z\u00fcnde bir hakk\u0131n kullan\u0131m\u0131 ve bir mesle\u011fin icras\u0131 niteli\u011fi ta\u015f\u0131yan legal faaliyetler ter\u00f6r \u00f6rg\u00fct \u00fcyeli\u011fi veya ba\u015fka bir su\u00e7un delili olarak kabul edilemez.<\/li>\n\n\n\n<li>A\u0130HM\u2019in konusu su\u00e7 te\u015fkil etmeyen legal faaliyetlerin zaten bir su\u00e7un unsuru veya delili olu\u015fturmayaca\u011f\u0131na dair bu davadaki tutumu, daha \u00f6nce Taner K\u0131l\u0131\u00e7, Alparslan Altan, Mehmet Altan gibi bir\u00e7ok ba\u015fvurudaki yakla\u015f\u0131m\u0131 ile uyumludur. Nitekim, A\u0130HM, bu ba\u015fvurularda, delil diye sunulan \u00e7ocu\u011funu okula g\u00f6nderme, gazete aboneli\u011fi, k\u00f6\u015fe yaz\u0131s\u0131 yazma, medyada program yapma, sosyal \u00e7evre vb hususlarda da ihlal tespiti yapm\u0131\u015f ve Y\u00fcksel Yal\u00e7\u0131nkaya karar\u0131nda da bu an\u0131lan kararlara g\u00f6ndermede bulunmu\u015ftur.<\/li>\n\n\n\n<li>Bu kararlar sonras\u0131, yerel savc\u0131l\u0131k makamlar\u0131 ve mahkemeler, AY m.90\/5 h\u00fckm\u00fc gere\u011fi, FET\u00d6\/PDY yarg\u0131lamalar\u0131 ile ilgili olarak, ByLock kullan\u0131m\u0131, sendika \u00fcyeli\u011fi, dernek \u00fcyeli\u011fi gibi asl\u0131nda legal olan, fakat 15 temmuz 2016 sonras\u0131 su\u00e7 veya su\u00e7 delili olarak g\u00f6r\u00fclen faaliyetleri de\u011ferlendirmeye almadan, \u015f\u00fcpheli, san\u0131k ve hatta mahkumlar hakk\u0131nda, ter\u00f6r \u00f6rg\u00fct\u00fc \u00fcyeli\u011fi, y\u00f6neticili\u011fi veya ter\u00f6r \u00f6rg\u00fct\u00fcne yard\u0131m gibi mevcut soru\u015fturma ve yarg\u0131lama konusunu olu\u015fturan su\u00e7lar\u0131n maddi ve manevi unsurlar\u0131n\u0131 yeniden olu\u015fturmaya \u00e7al\u0131\u015facakt\u0131r. Neticede ise, tutuklu olan san\u0131klar\u0131n tahliyesine ve yarg\u0131lanmas\u0131 devam eden san\u0131klar\u0131n beraatine karar verilecektir. Ayn\u0131 \u015fekilde, mevcut soru\u015fturmalar takipsizlik karar\u0131 ile sonland\u0131r\u0131l\u0131rken, hakk\u0131nda kesinlemi\u015f yarg\u0131lama karar\u0131 verilenler ise yarg\u0131land\u0131klar\u0131 a\u011f\u0131r ceza mahkemelerinden Y\u00fcksek Yal\u00e7\u0131nkaya v. T\u00fcrkiye karar\u0131n\u0131n yeni bir delil ve yeni bir olgu olu\u015fturdu\u011funu hat\u0131rlatarak CMK. m.311\/1(e) gere\u011fi yeniden yarg\u0131lama isteyebilecek ve beraat edeceklerdir.<\/li>\n\n\n\n<li>Zira, \u015fu a\u015famaya kadar olu\u015fturulamayan ve mahkeme kararlar\u0131na yans\u0131t\u0131lamayan, su\u00e7un maddi ve manevi unsurlar\u0131n\u0131n, \u00f6zellikle ByLock kullan\u0131m\u0131 ve di\u011fer legal faaliyetlerin art\u0131k delil olamayaca\u011f\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcld\u00fc\u011f\u00fcnde, 15 Temmuz 2016 olay\u0131ndan y\u0131llar sonra, yeniden yap\u0131lacak dosya incelemeleri ve yarg\u0131lamalar sonras\u0131, olu\u015fturulmas\u0131 ve \u015f\u00fcpheli ve san\u0131klarla \u201ccebir ve \u015fiddet\u201d ba\u011flant\u0131s\u0131n\u0131n kurulmas\u0131, san\u0131\u011f\u0131n faaliyetlerinin s\u00fcreklili\u011fi, \u00e7e\u015fitlili\u011fi ve yo\u011funlu\u011funa dayal\u0131 olarak silahl\u0131 \u00f6rg\u00fctle organik ba\u011f\u0131n\u0131n tespit edilmesi ve \u00f6rg\u00fct\u00fcn hiyerar\u015fik yap\u0131s\u0131 i\u00e7inde bilerek ve isteyerek hareket etti\u011finin ve \u00f6rg\u00fct\u00fcn ama\u00e7lar\u0131n\u0131 benimsedi\u011finin ortaya konmas\u0131 hemen hemen imkans\u0131zd\u0131r.<\/li>\n\n\n\n<li>Bu kararla birlikte, \u00fclkedeki FET\u00d6\/PDY yap\u0131lanmas\u0131na kar\u015f\u0131 \u00f6ncelikle ba\u015fta h\u00fck\u00fcmetin, daha sonrada, bir b\u00fct\u00fcn olarak Yarg\u0131taydan Anayasa Mahkemesine kadar yarg\u0131 makamlar\u0131n\u0131n ba\u015flatt\u0131\u011f\u0131 ve 7 senedir s\u00fcren m\u00fccadele \u201chukuki g\u00f6r\u00fcn\u00fcm\u00fcn\u00fc\u201d kaybetmi\u015ftir.<\/li>\n\n\n\n<li>Esasen, 15 Temmuz 2016 ak\u015fam\u0131 olanlara hi\u00e7 ilgisi olmad\u0131\u011f\u0131 halde, toplumun bir kesimini \u00f6tekile\u015ftirerek, sadece siyasi sebeplerle, legal faaliyetleri su\u00e7 sayarak, y\u0131llarca, yakalay\u0131p g\u00f6zalt\u0131na almak, mahkum edip hapislere atmak, i\u015fkencelere maruz b\u0131rakmak, ceza evlerinde \u00f6l\u00fcme terk etmek, aileleri par\u00e7alamak ve bu \u015fekilde ma\u011fdur edilen binlerce ki\u015fileye sadece yiyecek, giyecek ve maddi destek sa\u011flad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in de ter\u00f6r \u00f6rg\u00fct\u00fcne yard\u0131m ediyor diye \u201cikinci bir ma\u011fduriyet\u201d ya\u015fatmak, sadece hukuk ad\u0131na de\u011fil insanl\u0131k ad\u0131na da b\u00fcy\u00fck bir \u201cay\u0131p\u201d d\u0131r. Masum insanlar\u0131, kad\u0131n, \u00e7ocuk ve ya\u015fl\u0131 ayr\u0131m\u0131 yapmadan, hukuksuzlu\u011fa mahkum edenler, bu karar sonras\u0131, bir defa, daha yapt\u0131klar\u0131ndan \u201cinsanl\u0131k ad\u0131na utanmal\u0131d\u0131r\u201d. A\u0130HM\u2019in verdi\u011fi bu karar, ge\u00e7te olsa, \u00fclkedeki tek parti rejiminin hukuksuzluklar\u0131n\u0131n \u201csistematik\u201d ve \u201ckurumsal\u201d oldu\u011funun bir yarg\u0131 karar\u0131 ile ortaya konmas\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan da, \u00e7ok ama \u00e7ok \u00f6nemlidir.<\/li>\n\n\n\n<li>Bu karar, ayr\u0131ca, y\u0131llard\u0131r \u00fclkede hukuka ayk\u0131r\u0131 bir \u015fekilde, legal faaliyetleri su\u00e7 olarak g\u00f6ren, y\u0131llar\u0131n k\u0131demli hukuk Yarg\u0131tay ve Anayasa Mahkemesi \u00fcyeleri i\u00e7in de, hukuk fak\u00fcltesi 2. s\u0131n\u0131f ceza hukuku ve 4. s\u0131n\u0131f ceza muhakemesi hukuku dersleri bilgilerinin bir grup Strasbourg hakimi taraf\u0131ndan hat\u0131rlat\u0131lmas\u0131d\u0131r. Bu kararda hat\u0131rlat\u0131lan temel ceza hukuku bilgilerinin 25-30 y\u0131ll\u0131k mesleki tecr\u00fcbesi olan hakimlerce y\u0131llard\u0131r g\u00f6rmezden gelinmesi, \u00fclkedeki tek parti rejiminin, hakimlerin \u201cba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131\u011f\u0131 ve tarafs\u0131zl\u0131\u011f\u0131\u201d \u00fczerinde nas\u0131l bir bask\u0131 olu\u015fturdu\u011funun da g\u00f6zler \u00f6n\u00fcne serilmesi a\u00e7\u0131s\u0131ndan da \u00f6nemlidir.<\/li>\n\n\n\n<li>Y\u00fcksel Yal\u00e7\u0131nkaya karar\u0131, yarg\u0131y\u0131 ve medyay\u0131 da kontrol\u00fcne alan siyasi iktidar\u0131n, Ter\u00f6rle M\u00fccadele Kanununu var olu\u015f amac\u0131 d\u0131\u015f\u0131nda nas\u0131l kulland\u0131\u011f\u0131n\u0131, muhaliflerini \u201cter\u00f6rist\u201d ilan etmek suretiyle nas\u0131l \u201csusturdu\u011funu\u201d g\u00f6stermesi a\u00e7\u0131s\u0131nda da \u00f6nemlidir. Nitekim, \u00f6rne\u011fin, 2022 y\u0131l\u0131nda, 46 Avrupa Konseyi \u00fcyesi \u00fclkesinin taman\u0131nda, 28.670 ki\u015fi ter\u00f6rle ilgili su\u00e7lardan mahkum olurken bu rakam\u0131n 27.654 ki\u015fisi T\u00fcrkiye\u2019ye aittir. Bu rakam, sadece 2022 y\u0131l\u0131nda i\u015flenen ter\u00f6r nitelikli su\u00e7lar itibari ile toplam ter\u00f6rist says\u0131n\u0131n % 96\u2019n\u0131n\u0131n T\u00fcrkiye\u2019de oldu\u011funu ifade etmektedir. Ayn\u0131 oran, 2021 y\u0131l\u0131 i\u00e7in % 95.47, 2020 i\u00e7in 97.72 dir. Neredeyse Avrupa\u2019daki ter\u00f6ristlerin tamam\u0131n\u0131n T\u00fcrkiye\u2019de ya\u015f\u0131yor olmas\u0131 ilgin\u00e7 de\u011fil midir? Yada, ba\u015fka bir \u015fekilde sorarsak, bir hakk\u0131n kullan\u0131lmas\u0131 niteli\u011fi ta\u015f\u0131yan bir sendikaya veya derne\u011fe \u00fcye olmay\u0131, ya da bir bankada hesap a\u00e7may\u0131, bir gazete ve dergiye abone olma yada belli bir TV kanal\u0131nda program yapma gibi bar\u0131\u015f\u00e7\u0131l eylemleri ter\u00f6r su\u00e7u yada delili sayan ba\u015fka bir Avrupa \u00fclkesi var m\u0131d\u0131r?<\/li>\n\n\n\n<li>Bundan sonra, yerel yarg\u0131 makamlar\u0131ndan beklenen, Mahkemelerin ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131\u011f\u0131n\u0131 d\u00fczenleyen AY Madde 138\/1 h\u00fckm\u00fcn hat\u0131rlayarak (Hakimler, g\u00f6revlerinde ba\u011f\u0131ms\u0131zd\u0131rlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdan\u0131 kanaatlerine g\u00f6re h\u00fck\u00fcm verirler.) \u201c(ulusal ve uluslararas\u0131) hukuka uygun\u201d bir karar vermektir.<\/li>\n\n\n\n<li>\u00dclkedeki siyasi iktidar ise bir tercih yapmak zorundad\u0131r. Zira, FET\u00d6\/PDY s\u00f6ylemlerinde yolun sonuna gelmi\u015ftir. Siyasi iktidar, ayn\u0131 s\u00f6ylemleri kullanarak toplumun bir kesimini \u00f6tekile\u015ftirmeye ve cezaevine g\u00f6ndermeye devam edemez. Ederse, bu tercihin anlam\u0131 bellidir; \u00fclkeyi, daha b\u00fcy\u00fck insan haklar\u0131 ihlalleri, yeni hukuki belirsizlikler, karga\u015fa, ekonomik kaos, ve sosyal-psikolojik patlamalar beklemektedir. \u0130ktidar, AY m.87\u2019yi devreye sokarak, genel bir af ilan\u0131 ile yarg\u0131sal ma\u011fduriyetleri gidermeyi tercih ederse de, toplumun farkl\u0131 kesimlerinin tekrar bar\u0131\u015fmas\u0131 g\u00fcndeme gelecek, toplumsal bar\u0131\u015f ve huzur yeniden temin edilebilecektir. Zira, TCK m. 65\/1 gere\u011fi, genel af  halinde, \u201ckamu davalar\u0131 d\u00fc\u015fer, h\u00fckmolunan cezalar b\u00fct\u00fcn neticeleri ile birlikte ortadan kalkar.\u201d<\/li>\n\n\n\n<li>Esasen, tek parti rejiminin son d\u00f6nemindeki hukuksuz uygulamalar\u0131ndan toplumun b\u00fct\u00fcn kesimleri etkilenmi\u015ftir ve T\u00fcrkiye cezaevleri hi\u00e7 olmad\u0131\u011f\u0131 kadar doludur. 2021 y\u0131l\u0131 verilerine g\u00f6re, T\u00fcrkiye\u2019de her 100.000 ki\u015fiden 356\u2019s\u0131 cezaevinde iken bu oran AB \u00fclkelerinde ise 106\u2019d\u0131r. T\u00fcrkiye, Avrupa\u2019da, mahkum say\u0131s\u0131 ve oran\u0131 en y\u00fcksek olan \u00fclkedir. T\u00fcrkiye\u2019deki cezaevlerinin toplam kapasitesi 289 bin 974 ki\u015fi olmakla birlikte, Ocak 2023 sonu itibariyle cezaevlerinde 341 bin 497 ki\u015fi bulunmaktad\u0131r. Bu ki\u015filerin 298 bin 975\u2019i h\u00fck\u00fcml\u00fc, 42 bin 522\u2019si tutukludur. Cezaevi n\u00fcfusunun 325 bin 009\u2019\u00fc erkeklerden, 13 bin 977\u2019i kad\u0131nlardan, 2 bin 511\u2019i ise \u00e7ocuklardan olu\u015fmaktad\u0131r. Tek parti rejimi d\u00f6neminde, 2006 \u2013 2022 y\u0131llara aras\u0131nda 269 yeni cezaevi a\u00e7\u0131larak 216 bin 607 ki\u015filik ilave kapasite artt\u0131r\u0131m\u0131na gidilmi\u015ftir. 25.10.2023 tarihi itibari ile, \u00fclkede, sadece FET\u00d6\/PDY su\u00e7lamas\u0131 sebebi ile ise 695.757 ki\u015fi hakk\u0131nda adli i\u015flem yap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.<\/li>\n<\/ol>","protected":false},"excerpt":{"rendered":"","protected":false},"author":1,"featured_media":998,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"give_campaign_id":0,"footnotes":""},"categories":[290],"tags":[],"class_list":["post-69074","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-uncategorized-en"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/jushr.org\/nl\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/69074","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/jushr.org\/nl\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/jushr.org\/nl\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/jushr.org\/nl\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/jushr.org\/nl\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=69074"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/jushr.org\/nl\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/69074\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/jushr.org\/nl\/wp-json\/wp\/v2\/media\/998"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/jushr.org\/nl\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=69074"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/jushr.org\/nl\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=69074"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/jushr.org\/nl\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=69074"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}